Nasipse Adayız

Nasipse Adayız[Epub] ❧ Nasipse Adayız By Ercan Kesal – Oaklandjobs.co.uk Bu akşam da bilmem ne düğün salonundayım Yemekli davet var Her zamanki gibi çelengimizi önceden gönderdik uygun saatte de yerimizi aldık İçerisi çok kalabalık İstanbul’da en çok sayı Bu akşam da bilmem ne düğün salonundayım Yemekli davet var Her zamanki gibi çelengimizi önceden gönderdik uygun saatte de yerimizi aldık İçerisi çok kalabalık İstanbul’da en çok sayıda kendilerinin olduğunu iddia eden bilmem nerelilerin dayanışma gecesi yapılıyor Uzun masalara karşılıklı oturmuş yemek yiyen konuşan öpüşen orta yaş ve üzerinde erkekler doldurmuş ortalığıKalın bıyıklı koca kafalı bir yerel sanatçı sazıyla bir şeyler çalmış sonra da ara vermiş dinleniyor Sahnedeki takım elbiseli beyaz gömlekli enine çizgili bordo kravatlı kel kafalı ortadan uzunca boylu heyecanlı adam kim Benim tabii kiPazarlıklar imaj operasyonları anket dümenleri Bağlamalar ayarlamalar gecelere katılmalar “yukarıya” ulaşmaya çalışmalar Oy ve ilişki peşinde delidolu bir uğraş İnsana aklını yediren bir takıntı Arada hayat ve anlam muhasebesi ve kırık bir aşkın tamirine dair solgun bir ümitKüçük ve büyük siyasetin deveranlarını ikbal hesaplarını bütün hararetiyle anlatan trajikomik bir novella Ercan Kesal’ın bilinen sahiciliğiyle sıcak üslubuyla. Ercan Kesal kıvrak bir dili olan görmüş geçirmiş bir yazar Daha çok üretse yazdıklarını biraz daha sıkı dokusa yerli Çehov olacakKesal bu novellasında düzen partilerinin birinden belediye başkanı adayı olmaya heves eden bir doktorun hikayesini anlatmış Düzen politikasının nasıl çürüttüğünü insanı nasıl onurundan ettiğini komik bir dille göstermiş Yerel yönetimler düzeyinde nasıl bir ahlaki çürüme yaşandığını güzelce ortaya koymuş Okurken bu pisliği devrimden başka bir şey temizleyemez diye düşündümİyi gözlemciliğine rağmen Kesal'ın tekrara düştüğünü hissettim Peri Gazozu'na uzun bir göndermeyle başlıyor kitap Yine babasının gazozcu dükkanı Sonrasında Nuri Bilge Ceylan'ın Bir Zamanlar Anadolu'da filminde kullandığı o ünlü köye morg yapma hikayesini de bir yere sıkıştırmış O filmde de kullanılan ilgili ilgisiz konularda gündelik sohbet motifini sık sık görüyoruzKesal kurgu sevmiyor belki de uğraşmak istemiyor ya da teknik olarak yetersiz hissediyor kendini bilemiyorum Ancak bu yazarlık yönteminin de bir sonu var Çok görmüş geçirmiş olabilirsin biriken anıların ciltler doldurabilir Ama işin zanaatına yoğunlaşmayınca kurguyu ince ince dokumayınca üslubu geliştirmek işin sürekli çabalamayınca tekrara düşmek kaçınılmazmış gibi geliyor banaKendini okutan güzel bir kitap Ancak yazarın önceki çalışmalarını bilenlere cepten yemiş huzursuzluğunu da yaşatan bir çalışma Umarım sonraki kitaplarında bu biyografi hapishanesinden çıkıp özgürleşir Ercan Kesal “Bak Doktor Bi şey söyleyeceğim sana sakın alınma Bu söylediklerimi de unutma Her dönem sizin gibi güzel arkadaşlar gelir biraz vitrinde dururlar Paralarını zamanlarını harcar sonra da giderler Üzüntüleri yorgunlukları da cabası Bu hep böyledir biliyo musun? Biz hiçbir yere gitmeyiz ama Burası bizim işimiz ekmek kapımız Gidecek başka bir yerimiz yok çünkü Onun için biz hep buradayız Tamam mı?”s 186 Yazar siyasetin memleket seviyesini çok iyi gözlemlemiş mevzulara oldukça hakim Şehirde ya da taşrada Aziz Nesin’in Zübük’ü seviyesinde yürütülen insanı başka bir şeye dönüştüren süreçleri dramatik bir biçimde okudum ve gerçeklerle olan bağlantısını doğruladım Hayatın bu taraflarını merak edenlere eseri tavsiye ederim Kose yazilarini senaryolarini oyunculugunu sevdigim ve takip ettigim biridir Ercan Kesal Ozellikle kose yazilarinda hep icimi acitan birsey olurdu Neyse ki bu sefer kendisinden gulumseten bir sey okudum arada kahramanın babasıyla olan diyalogları gozlerimi yasartsa da Bu arada bu trajikomik hikayeyle aday adaylığı mevzusunun ne menem birsey oldugunu da anlamis olduk Uzatılmış bir öykü gibi geldi Mizah dozu daha fazla olsaymış yaklaşımını bir tabana oturtabilirdim Üçbuçuktan üç beklentim daha fazlaydı 35Bir yerel seçim başkan aday adayı hicvi Seçilme aşamasına gelmeden aday olmaya çalışan Dr Kemal Güner’in amiyane tabirle gaza gelişi zaaflarına yenilmesi battığını gördüğü halde kendini kurtaramaması vs vs Konu beni sarıp sürüklemediği için 3 ama yazarın aralara italik serpiştirdiği anılar edebi yoğunluk ve finaldeki romantizm yüzünden 35dan 4 610 Türkiye'de seçim adaylık işlerinin nasıl döndüğüyle ilgili trajikomik bir roman Zaman zaman sıkılsam da ortalamada iyiydi Dalga geçmeden alay etmenin kitabını yazmış adam Kısa tanımı buBenim neslimin uzak durduğu hatta küçümsediği bu ülkede politikaya girme süreci ancak bu kadar yalın ve gerçekçi anlatılabilirdi İnsanlar durumlar diyaloglar her zamanki gibi tanıdık gerçekçi ve sade Çok çok çok beğendim modern zamanın aziz nesin öykülerini okuyormuşum gibi hissettim naif ve güzel bir dil güzel değinilen noktalar var kitapta